National Geographic Türkiye'nin Şubat 2007 sayısını okudum.
Derginin Tarihten Sayfalar kısmında 1972'de yayınlanmış, Afganistan'daki Kırgızların günlük hayatlarıyla ilgili yazı beni derinden etkiledi. Orta Asya'ya yakın olan soyumdan gelen titreşimler ara ara hissedilir içimde, bu tip makaleler okuyup, Asyalı insanların fotoğraflarını görünce. Bazen Asya'da ata binip sadece ufka doğru gideceğim günün hayalini kurarım.
Kalp krizinin sebeplerinden ve tedavisi -veya geciktirilmesi- için yapılan çalışmalardan, kalp ameliyatlarından bahseden "Kırık Kalpleri Onarmak" makalesinin oldukça ciddi ve bilgilendirici olmasına rağmen, yukarıda gördüğünüz resmin geçtiği "Hawaii'nin sıra dışı kurtları" makalesi ilgimi daha çok çekti.
Her gün iç içe olduğumuz hastalık ve dertleri değil de normal yaşantımızdan çok uzak olup, dünyamızın her köşesinde aslında bize çok yakın olan bu fantastik yaratıkları okumak hoşuma gitti. NGM'nin internetteki kurt fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.
Karadeniz'in meşhur hamsisi ile ilgili makale de eğlenceliydi. Doğru düzgün balık yemeyen biri olmama rağmen, makaleyi okuduktan sonra canımın hamsi tava çektiğini gösteren gurultu sesleri yükseldi karnımdan. Hamsinin mevsimi ne zaman acep? Alsak da tava yapsak.
Okyanus kıyılarında yetişen mangrov ağaçlarının oluşturduğu ormanların önemi ile ilgili, su ürünleri (karides vb.) yetiştirilen tarlaların bu ormanları ne şekilde tahrip ettiğini anlatan "Orman Denizi" mutlaka okunmalı. Bir gün bu mangrov ormanlarından birinde kaybolmak dileğiyle...
Not: Hamsi mevsimi Aralık - Şubat arasıymış. Demek ki bu haftasonu evde hamsi pişecek :D




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder